|
DEMOKRATİK ÖZERKLİK KONGRESİ KARARLARI İHANETİN BELGESİDİR
Siyasi iktidar yıllardır bölücü terör örgütüne verdiği tavizler PKK ‘nın siyasallaşarak meşrulaşmasına neden olmuştur. Anayasamızın değiştirilemez 3. Maddesinde belirtilen Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dili Türkçe’ dir. Bayrağı, şekli konusunda belirtilen beyaz ay yıldızlı albayraktır ifadesi ile anayasanın 45.maddesinde belirtilen eğitim ve öğretim dili Türkçe’ dir ifadesi açıklar. Sırf oy avcılığı uğruna ülkenin terör sorununu kürt sorunu adı altında meşrulaştıran siyasi iktidarın açtığı bu yok bugün milletimizin kanını donduran bir utanmazlık ve ahlaksızlık halini almıştır.
Demokratik açılım veya milli birlik projesi gibi altında milletimize yutturulmaya çalışan bir projenin asıl maksadı gün ışığına çıkmaya başlamıştır.
Habunda başlayan baş kaldırı ve ihanete göz yumularak devletin savcılarının teröristlerin ayağına gönderilerek aşağılanmasına izin veren zihniyet verilecek tavizlerle bu meselenin halledileceğini zannederek sırf seçimlerde daha yüksek bir oy alabilmek uğruna bir adım daha ileri giderek terörist başını muhatap alan bir sürecin başlamasını sağlamışlardır.
Yapılan görüşmeleri ısrarla “biz görüşmüyoruz devlet görüşüyor” gibi saçma sapan bir inkâr mantığına büründürme gayretleri tam bir saptırmadır. Sanki Öcalan ile görüşen devlet görevlileri bu hükümetin bürokratları değil de kendi başına hareket eden ajanlar gibi ifade edilmeye başlamıştır. Oysa herkes şunu bilmelidir ki; görüşme yapan bu kurumlar doğrudan doğruya Başbakan’a bağlı kurumlardır. Bunların başbakanın izini dışında görüştüğünü söylemek Başbakan’a büyük bir hakarettir. Bu görüşmeler sonucunda diğerlerinden farklı olarak yapılan bu ateşkes ve süresi son derece önemli bir hal almış ateşkesin bitiş ve başlangıç sürecini terörist başı beliren hale gelmiştir. Verilen tavizlerin doğurduğu bu süreç sonunda artık siyasallaşma yolunda devlet kurumlarınca hiçbir engel kalmadığını düşünen PKK demokratik özerk süreci başlamıştır.
Mecliste Kürtçe konuşma denemelerine iktidarca tepki gösterilmemesi sonucu bugün Diyarbakır ‘da çok dilli ve çok kültürlü bir yapı isteklerini açıkça ortaya koymuştur. Gelinen bu noktada malumun ilalından başka bir şey değildir. PKK taşeronu benzerinin kongresine katılan PKK ‘ nın hamisi talabaniyi devlet adamı edasına sokanlar bunun asıl misyonlarıdır. Bugün gelinen noktada Türkiye Cumhuriyeti için son noktadır ya da devlet yönetenler gerekli tedbirleri alarak siyasal bölücülüğün önüne geçecek ya da devletin bölünmesine çanak tutacaklardır. Ancak sonuç ne olursa olsun kamu-sen bu ülkenin bölünme senaryolarına asla seyirci olmayacak. Anayasamızda belirtilen değiştirilmez madde ve ilkeleri savunmaya devam edecektir.
|