|
YETER ARTIK EĞİTİM ÇALIŞANLARI İLE DALGA GEÇMEYİN
Verilen sözler ve ümidini yitirmeyen sözleşmeli öğretmenler,
Türk Eğitim-Sen olarak, sözleşmeli öğretmenliğin bir kölelik olduğunu,eğitim çalışanları arasında eşitsiz ve haksız bir uygulamaya neden olduğunu kaç yıldır alanlarda haykırıyoruz.Bir takım sendikalar gibi dilekçe kampanyası düzenleyip, dilekçeleri dahi göndermeyenlerin aksine ,Türk Eğitim Sen olarak sürekli meydanda idik.Bizler meydanda iken bunlar ne yapıyordu; 25 Kasım eyleminde olduğu gibi eylem kararı alıp, ertesi gün veya gece yarısı ağababalarının baskısı ile bu kararlarından vazgeçmekteydiler.
Gerçi, 18. Milli Eğitim Şûrasında, tüm öğretmenlerin kademeli olarak sözleşmeli hale getirilmesi yönünde karar alınmak istenmesine göz yumanlar hatta buna alkış tutanların eylem yapması, sözleşmeli arkadaşlarımız adına samimi olmaları beklenemezdi.Alınan bu karar Türk Eğitim-Sen’in gayreti ile Genel Kurulda iptal edilmiştir.
Değerli basın mensupları,
“Öğretmenleri sınıflara ayıran, bölen bu istihdam modeli, aynı fakültelerden mezun, aynı işi yapan öğretmenler arasında derin bir uçuruma neden olmaktadır. Sözleşmeli, ücretli gibi istihdam modelleri öğretmenlik mesleğine yakışmayan, insan hakkı ve hukuk ihlalleriyle dolu uygulamalardır.
“Sözleşmeli öğretmenle kadrolu öğretmen arasında fark yok” diye kamuoyunu yalan beyanlarla aldatanlar, kanser hastası olan ve 30 günden fazla rapor aldığı için sözleşmeleri feshedilen öğretmenlerin çığlığı karşısında da duyarsızdır. Öğretmenlik mesleği ne yazık ki AKP iktidarı döneminde ayaklar altına alınmış, saygınlığını kaybetmiştir. Farklı türde öğretmen istihdamı öğretmenlere büyük bir haksızlıktır ve hak ile hukukla uzaktan, yakından ilgisi yoktur.” Bu haksız uygulamaya son verileceğini Sayın Çubukçu, Türk Eğitim-Sen olarak kendisini ziyaretimizde artık sözleşmeli öğretmen alınmayacağını, mevcut sözleşmeli öğretmenlerin tamamının kadroya geçirileceğini söyledi. Çubukçu aynı gün sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesi ve bundan sonraki süreçte Milli Eğitim Bakanlığı’na sözleşmeli yerine kadrolu öğretmen alınması yönündeki kararı TRT 3/GAP televizyonundan canlı olarak yayımlanan “Gelecek Eğitimle Gelecek” programında açıkladı. Çubukçu 25 Haziran 2009 tarihinde de basın açıklaması yaparak, bu sözünü bir kez daha tekrarladı.
Türk Eğitim Sen olarak bu sözün, 502. Gününde hala gerçekleşmediğini MEB önünde yaptığımız eylemle hatırlattık.Bugün verilen sözün 646.günü.” Yoksa kadro sözü aslında bir aldatmacadan mı ibaretti? Verilen sözün hiç mi değeri yoktu? Sözleşmeli öğretmenler laf değil, icraat beklemektedir. Sözleşmeli öğretmenler oyalanmak ve süslü yalanlarla kandırılmak istememektedir. Sözleşmeli öğretmenler ağzına bir parmak bal çalanları affetmemektedir.”
Çubukçu, sözleşmelilerin kadroya geçirilmesine ilişkin sözü farklı zamanlarda sık sık yinelese de, bugün geldiğimiz nokta; sözleşmeli öğretmenlerin aldatıldığıdır.
Türk Eğitim –Sen olarak ne zaman bir eylem kararı alsak , sayın Bakanın verdiği sözler basında yer almaya başlıyor.25 Kasım , 13 Mart ‘ta olduğu gibi 16 Nisan ‘da yapacağımız eylemi provake etmek adına eylem kırıcılık yapılmak istenmektedir.Biz birileri gibi eylem kararı alıp vazgeçmedik, KPSS hırsızlığına sessiz kalmadık,18.Milli Eğitim Şurasında kadrolu öğretmenlerin kademeli olarak sözleşmeli statüye geçirilmesine sessiz kalmadık.Ne enteresandır ki biz bütün bunlara göz yummaz, bakanlık önünde pasta keserken randevu taleplerimize cevap vermeyen , makamı terk eden sayın bakan , hayatında sözleşmeliler için alana inmemiş malum sendikaya görüşme talebini iletiyor.Akabinde her zaman olduğu gibi eylem iptal ediliyor.
Değerli Basın Mensupları, bu tamamen danışıklı dövüştür.Verdimiz mücadeleye sessiz kalan sayın Bakan,hem seçim öncesi sözleşmeli öğretmenlerin ağzına bir kaşık bal çalmak, yetki sürecinde yandaş sendikaya imdat kolu olmak, hem de malum sendikaya puan kazandırmaktır!!!.Ama yeter artık diyoruz;Eğitim çalışanları ile alay etmeyin.Sözleşmeli köleliğe son verin. Bugün basit bir kanun taslağının yasalaşması bunu çözebilir, Hem 646 gün önce vermiş olduğunuz sözleri hatırlamış olursunuz.Çünkü kadro vermek bir lütuf değil, haktır.
Sözleşmeli öğretmenleri kadroya alınacağına dair,sayın bakandan aldığımız sözleri takip edemez hale geldik.Ama buradan bir kez daha yeter artık eğitim çalışanlarının kafasını bulandırdığınız demekten kendimizi alıkoyamıyoruz.
Türk Eğitim Sen olarak eğitim çalışanlarının sesi olamaya devam edeceğiz.
Selim AYDIN
Türk Eğitim-Sen Basın ve Dış İlişkiler Sekreteri
|