TÜRK EĞİTİM-SEN ÇORUM ŞUBESİ
Karakeçili Mah.Azap Ahmet Sokak
Gurbetçi Şahin İş Merkezi 1/5 ÇORUM

Telefon : 364.225.15.89

Faks : 364.225.22.77
Cep Tel : 505.580.43.09

E-Posta : corumtes@hotmail.com

mail@turkegitimsencorum.org

ÇORUM

2010 YILI BÜTÇESİNDE DE DAR VE SABİT GELİRLİ YOK!

Türkiye Kamu-Sen düzenlenen basın toplantısı ile 2009 yılını siyasi ekonomik açıdan değerlendirdi. Türkiye konuşmasında, 2010 yılı bütçesinde de AKP’nin, tercihlerini milleti yok sayarak eğitim, sağlık, yatırım ve personel harcamalarından yana kullanmak yerine bu giderleri kısmak yolunda kullandığını açıkladı.
“2008 yılında ülkemizi etkisi alan ekonomik kriz, 2009 yılı boyunca özellikle dar ve sabit gelirli vatandaşlarımızı olumsuz yönde etkilemiştir.
Türkiye Kamu-Sen’in bütün uyarılarına rağmen, ekonomik krizin etkilerinin azaltılması, istihdamın korunması ve işletmelerin hayatta kalabilmesi için zorunlu olan iç piyasaların canlandırılması; orta direk dediğimiz dar ve sabit gelirlilerin desteklenmesi yoluna gidilmemiştir.AKP iktidarının başına buyruk kararları, 2009 yılını vatandaşlarımız için bir kabusa çevirmiş, ekonomik yaşam üzerinde, izleri uzun yıllar silinemeyecek yaralar açmıştır
.Türkiye Kamu-Sen olarak ekonomik krizin özellikle dış ticaret hacmini daraltacağını, bunun da işsizliği körükleyeceğini ısrarla vurguladık. Gelinen noktada daha önce öngördüğümüz doğrultuda ihracatımız 2008 yılının Ocak-Ekim dönemine göre %27,6 oranında azaldı.
İthalat hacmindeki azalış, %36,8’i buldu.Toplam dış ticaret hacmi ise %33,2 oranında daraldı.“Bunun sonucu, işsizliktir, yoksulluk, açlıktır” dedik.Bu durumun telafisi için iç piyasaların mutlak surette canlı tutulması gerektiğini ortaya koyduk.Bu amaçla dar ve sabit gelirlilerin harcama yapabilir bir konuma getirilmesinin üzerinde durduk ve harcama çeki projesini geliştirdik.
Nedense, başlangıçta bu öneriye sıcak yaklaşan siyaset daha sonra, projemizi uygulamaktan vazgeçti. .2008 yılının aynı döneminde 8,3 milyar TL olan bütçe açığı, 2009 yılında 46,4 milyar TL’ye yükseldi. Gelinen noktada bütçe açığı bir yılda %466 oranında büyümesine rağmen, yanlış ekonomi politikaları, ekonomik krizin yükünün vatandaşlarımızın omuzlarına binmesine neden oldu.2009 yılı boyunca, zorunlu olarak tüketilen mal ve hizmet fiyatlarında yaşanan artış, dar ve sabit gelirlilerin alım gücünün azalmasına, iç piyasalardaki durgunluğun artarak devam etmesine neden oldu.Öyle ki;
Kasım ayları itibarı ile son bir yıl içinde kuru soğan %54, gazete %53, Koyun eti %52,5, tavuk eti %45, dana eti %23, portakal %17,5, mandalina %35, patates %22, deterjan %25, su %13,5, beyaz peynir %9 zamlanmıştır
Ama bir yıllık enflasyonun %5,53 olduğu iddia edilmektedir.Enflasyon ne kadar düşerse düşsün görülmektedir ki, halkımızın alım gücü günden güne azalmaktadır. Buna bağlı olarak, tüketicinin piyasalara olan güveni sarsılmakta, satışlar azalmakta, kapasite kullanım oranları düşmektedir.Bu duruma karşı bir türlü alınmak istenmeyen tedbirler sonucunda iç piyasalar daralmış, esnaf kolay kredi, vergi affı, prim teşviki gibi uygulamalara rağmen bir bir kepenk kapatmıştır. Ocak-Kasım dönemleri incelendiğinde son bir yıl içinde kurulan şirket sayısı %13 azalırken, bir yıl içinde tam 8860 şirket kepenk indirmiş ve kapanan şirket sayısındaki artış %5,6 olmuştur.Ticaret ünvanlı işyerlerinde de yaprak dökümü sürmüş ve kurulan işyeri sayısı %8,6 oranında azalmıştır.
İşte Türkiye Kamu-Sen’in yıllardır anlatmaya çalıştığı ve yetkilileri uyardığı acı gerçek budur.Şirketlere ne kadar parasal destek yaparsanız yapın, piyasa çarkları kendi süreci içinde işlemezse, şirketler kapanır. İşsizlik artar, yoksulluk ve açlık baş gösterir. Bunu önlemenin yolu, erimekte olan maaşları yükseltmek, ezilen kesimleri desteklemek ve piyasaları canlandırmaktır.Ancak AKP Hükümetinin inadı, zaten yıllardır çözülemeyen işsizlik sorununun daha büyümesine yol açmıştır.
 Son bir yıllık süreçte, işsizlik %10,7’den %13,4’e yükselmiş, sayısı 2 milyon 601 binden 3 milyon 396 bine ulaşmıştır.
.Ülkemizde bir yıl içinde gelinen nokta ürkütücü boyutlara ulaşmışken hala krizin teğet geçtiğini iddia eden varsa; duruma bir de resmi olarak 3,5 milyona dayanmış işsizlerimiz, hayat pahalılığı karşısında ezilen işçilerimiz, hakkını ararken biber gazına maruz bırakılan özelleştirme mağdurları, açlıkla pençeleşen emekli, dul, yetim; canına tak diyerek bir günlük iş bırakma eylemi yapan ve bu nedenle soruşturmaya tabi tutulan, sürülen, hakarete uğrayan memurlarımızla, bunların ailelerinin gözünden bakmalarını tavsiye ediyoruz.”

 

“Ağır ekonomik şartlar altında ezilen vatandaşlarımızın yükünü hafifletecek en önemli unsur, bu kesimlerin yönetime ortak olmasının sağlanması, görüş ve önerilerine kulak verilmesidir.Ne yazık ki, AKP hükümetinin demokrasi anlayışıyla bağdaşmayan uygulamaları, 2009 yılı boyunca artarak devam etmiş, siyasi ayrımcılık hat safhaya çıkmıştır. Diyaloğun bütün yolları kapanmış, hoş görünün tüm sınırları aşılmış, sabır taşı çatlamıştır.
AKP, iktidara gelmeden önce hazırladığı “Acil Eylem Planı”nda, sendikalar ve siyasi haklar konusundaki engelleri ortadan kaldırma ve siyasilerin kamu görevlileri üzerindeki gereksiz müdahalelerini önleme taahhüdünde bulunmuş; “örgütlenme özgürlüğünün önü açılacak, sendikalaşma teşvik edilecek, kamu görevlilerinin grevli ve toplu sözleşmeli sendikal haklar ve özgürlüklere kavuşturulması için gereken mevzuat değişiklikleri gerçekleştirilecektir.” demiştir. Acil eylem planında yazan bu ifade, unutulmuş; Sayın Başbakan’ın 2004 yılında “size grev ve toplu sözleşme hakkı vereceğiz daha ne istiyorsunuz?” sözü tutulmamıştır. Bu dönemde acil eylem planında yer alan ifadelere tezat oluşturacak şekilde kamu görevlilerine her türlü siyasi müdahalenin önü açılmış, siyasi baskılar had safhaya yükselmiştir
, memurlarının %6,5’i açlık sınırı; %75’8’i ise yoksulluk sınırının altında maaşa mahkum edilmiştir. yasal olarak zorunlu olduğu halde siyasi iktidar, mutabakat metninin gereklerini yerine getirmemektedir.Nasıl bir adalet anlayışıdır ki, konfederasyonumuza üye memurlar, sürgüne gönderilir, baskıya uğrar ve tehditle sindirilmeye çalışılırken hukukun bütün yolları kapalı kalabilir.Nasıl bir iktidar hırsıdır ki, koltuğunu koruyabilmek için ülkedeki tüm vatandaşlar baskı ve zulüm altında tutulup, bir korku imparatorluğu yaratılırken, ülkenin eli kalem tutanları, başlarını kuma gömerler.” Anlamakta güçlük çekiyoruz.İşte 2009 yılının kısa özeti budur.”

2010 yılı bütçesinde de dar ve sabit gelirlinin olmadığına işaret eden Genel Başkan Bircan Akyıldız, hükümeti uyardı:

“Kötü geçen 2009 yılının yaralarının sarılması umuduyla beklediğimiz 2010 yılı bütçe görüşmeleri de ne yazık ki bizler açısından hüsranla sonuçlanmıştır.Buna bağlı olarak 2010 yılında da AKP’nin tutumunda bir değişiklik olmayacağı, vatandaşlarımız üzerinde oluşturduğu ekonomik baskıyı artırarak devam ettireceğini görüyoruz.Uluslar arası, büyük sermaye gruplarının ve rant çevrelerinin istekleri doğrultusunda hazırlanan 2010 yılı bütçesinde de AKP, tercihlerini milleti yok sayarak eğitim, sağlık, yatırım ve personel harcamalarından yana kullanmak yerine bu giderleri kısmak yolunda kullanmıştır. Dolayısıyla bu uygulamaların milletimize bir fayda getirmeyeceği ve kamu hizmetlerinin kalitesinin ve niteliğinin azalacağı aşikardır.Bu yolla milletimizden alınan vergiler, rant çevrelerine, hortumculara pay edilecek, sermaye üzerindeki vergi yükü azaltılırken, başta kamu çalışanları ve dar gelirliler olmak üzere milletimizin üzerindeki yük artmaya devam edecektir
. Bu şekilde; ekonomik krizin faturası da dar ve sabit gelirlilere çıkarılmaya devam edilmektedir.
. 2010 yılı bütçesinin içinden 56 milyar 750 milyon TL, yalnızca faiz çevrelerine aktarılacaktır.Bütçe açığı için öngörülen rakam ise 50 milyar 618 milyon TL’dir.
Dolayısı ile 281 milyar TL’lik toplam giderler içinde 107,368 milyar TL faize ve açıklara gidecektir.Yanlış ekonomik politikaların bedeli olarak ortaya çıkan bu durum, AKP iktidarıyla birlikte Türk milletinin adeta kaderi haline gelmiştir.2010 yılı bütçesinin sosyal devleti yok eden harcama anlayışı, personel giderlerinde de kendini göstermektedir.
2010 yılı için personele ayrılan pay yalnızca 3,1 milyar TL’dir. Yaklaşık 3,5 milyon kamu görevlisi aileleriyle birlikte 12 milyon vatandaşımıza reva görülen pay ancak 3,1 milyar TL olmuştur. Oysa toplanan gelir vergisinin yaklaşık yarısı ücretli çalışanlardan elde edilmekte, dolaylı vergiler aracılığıyla da vatandaşlarımız ağır vergi yükü altında ezilmektedir.Memurlarımıza
2010 yılı için uygulanacak maaş artışı %5,3 olarak belirlenirken, 2010 için hazırlanan bütçe de daha öncekiler gibi dolaylı vergilere yüklenmektedir. Vergi gelirlerinde beklenen artış %14, emlak vergilerindeki ortalama artış %50 olacaktır. Dolayısı ile vergi yükündeki artış çalışanlara yapılan artışın ortalama dört katı düzeyinde olacaktır.
Ücretleri yükselterek ve piyasaları canlandırarak ekonomik krizin vatandaşlarımız üzerindeki etkilerini azaltmak, bu yolla da istihdamı artırmak mümkünken; yapılan uygulama tam anlamıyla krizin faturasını vatandaşlarımızın omuzlarına yüklemek anlamı taşımaktadır.
işsizlik tahmini 2009 yılı sonu için %14,8; 2010 yılı için ise %14,6 olarak kalmaktadır.2010 yılında ülke ekonomisinin yeniden büyüme trendine gireceği iddia edilirken, işsizlikte herhangi bir iyileşmenin öngörülmemesi, hazırlanan ekonomik program ve bütçenin kimlere hizmet ettiğini ortaya koymaktadır.Bir tarafta memurlar başta olmak üzere, çalışanlara, emekli dul ve yetimlere yapılan zulümler ortadayken diğer tarafta AKP hükümeti hem maddi hem de manevi anlamda çıkar çevrelerine borçlanmıştır. AKP borçlu olduğu çevrelere borcunu ödemek için çırpınmakta ve milletimizden aldığını, bu çevrelere dağıtmaya devam etmektedir.”

“ Son bir yıl içindeki uygulamalarla;
· Emeklilik yaşı 60’tan 65’e çıktı.
· Başka geliri olan dul eşe bağlanan ölüm aylığı oranı %75’ten %50’ye düşürüldü.
· 20 ay askerlik borçlanması için tahsil edilen para 2.272 TL’den 4.440 TL’ye yükseltildi.
· Yaşla sınırlı olmaksızın ana-babalarından sağlık yardımı alan kız çocuklarına yaş sınırı getirildi.
· Emekli olduktan sonra çalışmaya devam edeceklerin emekli maaşlarının kesilmesi kararlaştırıldı.
· Asgari ücretin üçte biri kadar geliri olan 18 yaşın üstündeki herkesten eğitim görmemeleri kaydıyla Genel Sağlık Sigortası adı altında prim alınmaya başlandı.
· İşsiz kalanların Sağlık Sigortası 6 aydan 3 aya indirildi.
· Sağlık hizmetlerinin sunumunda alınan katılım payları artırıldı; reçete başına 3 TL katılım payı getirildi.
· Devlet hastanelerinde her muayene için 5 TL, özel hastanelerde 12 TL katılım payı alınmaya başlandı.
· En düşük memur maaşına 37,5 TL zam yapılırken, dört kişilik aileden kesilen katkı payı yıllık 572 TL oldu.
15 ocak itibarı ile tedavi giderlrr yolluklarındaki düzenleme ilehastalarımız çaresizliğe ve ölüme terk edilmektedir Dış politikada muktedir olunamamış,memleketimizin değerlerinin hırpalanmasına göz yumulmuştur.
Kurumlar arasında çatışmaya dönüşmesinden endişe duyduğumuz bir gerginlik yaratılmış, devletin ahenk ve düzen içinde işlemesinin önündeki engeller artmıştır.
Özelleştirmeler yoluyla milletimizin malı peşkeş çekilmiştir.
Yaklaşık 200 bin kamu çalışanı özelleştirme mağduru haline getirilmiştir.
Bu durum karşısında hakkını arayan işçiye ise bedel ödetilmektedir.
Memurlara grev-toplu sözleşme sözü verilmiş ama sonra unutulmuştur.
Çalışanlara artan milli gelirden pay verilmemiş, büyümenin kaymağı küresel sermayeye dağıtılmıştır.
Ama ekonomik krizin faturası dar ve sabit gelirlilere kesilmiştir.
Sosyal güvenlik reformu denmiş, vatandaşlarımızın hakları gasp edilmiştir.
Çıkarılan her kanunla, kamu yönetimi düzenlemeleri ile bilinen memur kavramı yok edilmek istenmiştir.
Uygulanan ücret politikalarıyla memurlarımız yoksulluğa terk edilmiştir.
Sağlığa, yatırımlara, ücretlere ayrılan pay azaltılıp, işsizliğin artmasına göz yumulmuştur.
Millete dağıtılmayan milletin parası; faizciye, tefeciye dağıtılmıştır.
15 Ocaktan itibaren AKP’nin sağlık ve sosyal güvenlik alanındaki yanlış politikalarını sorgulayarak başlayacağımız eylemlerimiz, kararlılıkla ve sonuç alınıncaya kadar artarak devam edecek akp hükümetinin kamu çalışanları ve dar ve sabit gelirlilere yönelik acımasız ve insafsızca poltikalar karşısında eylemlerimiz ve uyarılarımız devam edecektir.”

 

 

 

   
   

 

 

EditRegion5

METROPOL A.Ş % 2&4

ANALİZ DERSANELERİ(Sbs kazanımlarından sonra)%20

ÖZÜYAĞLI MEFRUŞAT % 15

ELİTPARK HASTANESİ %20

BİLGİ KIRTASİYE % 20

MERVE GİYİM PAZARLIK+%10

PAŞA İSKENDER %15

DİGER İŞYERLERİ İÇİN >>>>>>>  

 

21 KASIM 2009 DAN BERİ

 

KİŞİ ZİYARET ETTİ.

 

 

 

Tasarım Ahmet SÖZÜDOĞRU ©2009 HER HAKKI TÜRK EĞİTİM-SEN ÇORUM ŞUBESİNE AİTTTİR