Milli Eğitim Müdürlüğü’nün akıl ve mantık dışı uygulamalarına akıl sır ermiyor.
Milli Eğitim çalışanlarının sorununu çözmek yerine problem çıkarmayı alışkanlık haline getiren Milli Eğitim yöneticileri, her gün yeni karmaşaların altına imza atmaktadırlar.
Daha önce sırf birilerine kadro açmak adına, İstiklal İ.Ö.Okulunu kadrosu ile birlikte Danişment İ.Ö.Okulu’na taşımak yerine onlarca öğretmen ve idareciyi mağdur edenler, bu gün de aynı acımasızlığı 236 kişiye yapmaya çalışıyorlar.
Mevcut norm kadro yönetmenliklerine ve kanunlara aykırı olduğunu bile bile nasıl tespit ettikleri belli olmayan bir uygulama ile mevcut görev yapan 236 öğretmeni zorunlu yer değiştirmeye tabi tutmaya çalışıyorlar.
Tam dönemin ortasında, tatilin başlamasına 1 gün kala yayınlanan bu listeyle, olsa olsa öğretmenlerin tatillerini zehir etmek amaçlanmıştır. Birçok öğretmen, tatilini geçirmek için il dışında iken tam sömestr tatilinde ayın 4’üne kadar müracaat zorunluluğu getirmek nasıl bir mantık ve ahlakın ürünüdür anlamakta zorlanıyoruz.
Daha önce de müdür yardımcılarını korkutarak veya tehdit ederek zorla tayin istemelerini sağlayan kafa aynı kafadır.
İdari gücü başkalarına zülüm ve baskı aracı gibi kullanan bu anlayışı şiddetle kınıyoruz.
Bu tespitler yapılırken 18 saat derse giren bir kişinin 6 saat dersi olan okula gönderilmesi mantığını da
Kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.
Ayrıca kendi okulunda 6 saat dersi varken norm kadro fazlası yapılmayanlar , aynı branştan 11 saat derse giren okulunda tek öğretmenin norm fazlası sayılması, bir art niyet ve birilerine yandaşlıktan başka izah edemiyoruz.
Olmayan okulun müdürüne ek ders ücreti öderken vicdanı sızlamayanların mevcut durumda halen bazıları aynı zamanda birçok okulda birden derse giren bu insanları mağdur etmeye çalışmalarına izin verilmemesi gerektiğine inanıyoruz. Arkadaşlarımızın birçoğunun bulunduğu okulda aynı branşlarında daha yeni tayin yapılacak norm kadro fazlası haline getirmişlerdir.
Bu durumda olan arkadaşlarımızın kendi istedikleri bir okul olmaması durumunda asla tayin istemelerini önermiyoruz.
Valiliğin ilimizden başka bir yerde örneği olmayan bütün keyfi uygulamalara, izin vermemesini temenni ediyoruz.
Türk Eğitim-Sen olarak asıl amacı ve zihniyeti belli olan bu tür uygulamalarla mücadelemizi sonuna kadar yapmaya kararlıyız.