Emekli Albay Erdal Sarızeybek, Türkiye Kamu- Sen Çorum temsilciliği'nce düzenlenen konferansta yaptığı konuşmada Türkiye'yi bölmeye çalışanlara verilecek bir karış toprağın olmadığını söyledi.
Türkiye Kamu-Sen Çorum temsilciliğinin milli, manevi ve stratejik konularda düzenlediği konferanslarının Ocak ayı programında Güneydoğuyu en iyi tanıyan stratejistlerden birisi olan bilinen Erdal Sarızeybek’i konuk etti
Afra Kültür Merkezinde düzenlenen konferansı MHP İl Başkanı Ercan Daşdan, Merkez İlçe Başkanı Zeki Aşgın, Kamu Sen İl Temsilcisi ve Türk Eğitim Sen İl Başkanı Mahmut Alparslan, Türkiye Kamu-sen e bağlı sendikaların şube başkanları ve yönetim kurulları ile çok sayıda vatandaş izledi.
Konuşmasında Türkiye'yi bölmeye çalışan PKK'yı sert bir dille eleştiren Erdal Sarızeybek, Kürdistan projesinin arkasında AB, ABD ve İsrail'in olduğunu söyledi.
Sarızeybek, "1920'de Sevr haritası, 1948'de İsrail ve 2011 yılında ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi bunun kanıtıdır. Siyasetçiler ve medya bu plandan hiç bahsetmiyor. Anadolu'yu geziyoruz, insanların içi rahat değil. Terör yıllardır devam ediyor. 6 bin 500 şehit verdik. 7 bin 500 insanımız doğu ve güneydoğuda kurşuna dizildi. 2 milyon insanımız göç etti. 3 bin 225 köy boşaltıldı. Ülkemizin 300 milyar dolar gibi çok kıymetli bir ulusal kaynağı terörle mücadele adına yok edildi. Bu saldırılar 32 yıldır devam ediyor. Bu saldırıların sebebi ortada. Bizden toprağımızı istiyorlar. Biz de onlara şu cevabı veriyoruz. Kim gelirse gelsin sizlere verilecek bir karış toprağımız yok" şeklinde kaydetti.
Başbakanın televizyonları çıkıp kanın durmasını istediğini belirten Sarızeybek, "3 Kasım 2002 de sizi iktidar yaptık. O zaman aklınız neredeydi. O zaman hiç bilinmeyen bir şey yoktu. Yerleri, adresleri, inleri belliydi. O gün çıkıp terörü bitiriyoruz denseydi. Bu gün terör olmazdı" dedi.
"HABUR OPERASYONU İLE PKK HALKIN İÇİNE GİRDÎ"
Ülkede terör üzerinden siyaset yapıldığını öne süren Sarızeybek, "Benim yanımda 74 asker şehit oldu. Asker, polis, ebe, hemşire ve öğretmenlerimiz şehit oldu. 1992'de Şemdinli'de görev yaptım. O zaman teröristte olan silahlar bizde yoktu. O günlerde 20 bin terörist vardı. Rahmetli Özal 7 Eylül 1992'de Şemdinli'ye geldi. O zaman Talabani ve Barzani ile anlaşma yapılmıştı. Bizim yanımızda olacaklardı. 3 Ekim 1992'de Eşref Bitlis Irak'a girdi. PKK'ya öyle bir darbe vuruldu ki. PKK'lılar teslim olmaya başladı. Ancak o kararlılık devam ettirilemedi. 1992- 93- 94 ve 95 yıllarında her yıl 500 şehit verdik. Teröristler köylere saldırdı. Bu yüzden 3 bin 225 köy boşaltıldı. İtirafçı PKK'lılar şimdi gizli tanık oldu. Biz açık tanığız. Neden bize sormuyorlar. Biz kimseyi öldürmedik.
Onlar bize saldırdı. Şimdi komutanlar 4 gün gözaltında tutuluyor ve tutuklanıyorlar. Habur'dan giriş yapan teröristleri serbest bıraktılar. Ondan sonra da kahramanlar gibi karşılandılar. Asla kardeş kavgasına müsaade etmeyeceğiz. Ancak günü gelince iktidardan bunun hesabını sormak lazım. PKK halkın arasına katıldı. Bunun için bundan böyle karşımıza PKK değil halk çıkacak" diye kaydetti.
"YAHUDİ KÜRDİSTAN KURULMAK İSTENİYOR"
Oynanan tüm oyunların arkasında İsrail'in olduğunu iddia eden Sarızeybek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu işlerin arkasında İsrail var. Elimde de bunun belgesi var. Etnik ve dini ayrıştırma ile Müslüman coğrafyasını parçalamak istiyorlar. Çizilen haritalarda bunu açıkça görebilirsiniz. Kurtuluş Savaşı döneminde düşman silahlıydı. Şimdi ise silahsız. Siyaset ve para ile bu işi yapmaya çalışıyorlar. Silahsız, siyasetle işgal ediliyoruz. Vatan tehlikede, kardeş kavgasının eşiğine geldik. Onun için de birleşmek, bütünleşmek zorundayız. Ama öncelikle bu siyasete 'dur demek' zorundayız. Biz İsrail ile ABD ile savaş yapalım demiyoruz, yapılanlar karşısında dik durulmasını istiyoruz. Elimizde 1982 yılında bir dergide de yer alan İsrail Güvenlik planı var. Bu plan,1948 yılında kurulan İsrail'in, çevresindeki Müslüman coğrafyasının birleşmesi ihtimaline karşı yapılmış. Çünkü Müslüman coğrafyasının birleşmesi halinde, İsrail tarihten silinir. Bu nedenle etnik köken ve dini mezhepte parçalanmayı öngören, bir Yahudi planı hazırladılar. Irak üçe parçalanmalıdır. Yahudi planı ve yöntemi ile Irak parçalanıyor. Karşımızda sadece Barzani, terör örgütü yok. İsrail var. Çevresindeki Arap ve Müslüman devletlerine karşı, Arap olmayan Yahudi Kürdistan devletini kurmak istiyor. Bu devletin bir ilanı eksik. Kendi paralarını bastılar, bayrakları var. Bir de ordusu yok. Şimdi Barzani ağır silahlar satın alıyor.
ABD'nin hedefi farklı. Petrol ve enerji kaynaklarını istiyor. Büyük Ortadoğu Projesi(BOP) gündeme geliyor. BOP projesi, Türkiye, İran, Irak, Suriye'yi hedef alıyor. BOP'un haritası Yahudi planına göre çizilmiş. Kurtuluş savaşını ise Avrupa Birliği üyeleri olan ülkelere karşı yaptık. 1927 yılında Sevr haritasını sunmadılar mı?
Amacı Anadolu'nun Asya ile bağlantısını kesmek, kalan toprakları da geri almaktı. Türkiye PKK Saldırı altında değil. İsrail, ABD ve AB tarafından oluşturulan ortak yapılanmanın saldırısı altındadır. Bu da savaş nedenidir. Bu yapıyı bitirmeden, dağdaki teröristi bitiremezsiniz. Çünkü bu yapı dağa adam çıkartıyor." –
Başbakan Erdoğan ile İsrail siyasetinin aynı yöntemle yapıldığını iddia eden Sarızeybek, "Bu siyaset bizim siyasetimiz değil. Bu siyaset, İsrail'in siyaseti. Başbakan Erdoğan'ın Yahudi üstün hizmet madalyası var. Samimiyse, o zaman çıkarsın madalyayı, geri versin. One Minute ile diploması olmuyor. Gazze tam bir trajedi. Mavi Marmara Gemsini bile bile Gazze'ye gönderildiler. Boşu boşuna öldü insanlar orada. Giderken sahip çıkılmadığı gibi öldükten sonra da sahip çıkılmadı. O Sadece üzerinden siyaset yapıyor. Erdoğan'ın siyaseti ayrıştırma siyasetidir, Yahudi siyasetidir. Gerçeği görmek zorundayız. Bu tür çıkışlar, halkın gözünü köreltmek, gerçeği göstermemek içindir. Sözde ulusal basın da, halkın gözünü kapatıyor. Kanallarda sabahtan akşama kadar, yemek ve evlenme programlarını izliyoruz. Şuanda yerel basın, sözde ulusal medyanın da önüne geçti" diye konuştu.
Her şeyin sahibinin millet olduğunu anlatan Sarızey- bek, halka rağmen politika yapılamayacağını ifade etti. Sarızeybek "Her şeyin sahibi biziz. Başbakan'ın da, bayrağın da toprağın da sahibi biziz. Halkın iradesi ile hükümetin politikası, artık bağdaşmamaktadır. Hiçbir hükümet halkla pazarlık yapamaz. Halkı tehdit ettiler, korkuttular" dedi.
Sarızeybek, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
"Doğu Anadolu'da yanlış uygulamalar sonucunda devlet içinde devlet oluşmuş. Devlet gücünün üstüne çıkmışlar, Devlet ve İçişleri Bakanlığı bu bölgedeki halkın malını namusunu korumak birinci vazifesidir. Teröristler cirit atıyor. Evlatlarımız can veriyor. Terörün adresi bellidir. Derhal güvenliği sağlamak zorundadır. Dağı kontrol altın alırsanız, şehirleri de kontrol altına alırsınız."
Yaşananlara işadamlarının, sivil toplum örgütlerini, üniversitelerin ve sendikaların herhangi bir ses çıkarmadığını ifade eden Sarızeybek, halkın tepki göstermek istediğini fakat harekete geçirecek, kişilerin bulunmadığını ifade etti. Hareketi başlatacak insanların ise Ergeno- kon davası adı altında Silivri'de cezaevinde tutulduğunu belirten Sarızeybek, siyasi parti yönetici ve üyelerinden de yaşananların anlatılmasını istedi.
Ülkemizde yaşanana problemlerin sanıldığı kadar zor olmadığını söyleyen Sarızeybek , terörü bitirmek ve halkın desteğini PKK'dan çekmesini sağlamak amacıyla 5 aşamalı çözüm öneriside sundu.
Sarızeybek çözüm planını şöyle anlattı,
"Terörü bitirmek için alın yanınıza, içişleri bakanını, ordu ve emniyet yetkililerini. Gerekli tedbirleri aldıktan sonra halka hitaben, 'Ben devletim. Otoritemin üzerine otorite tanımam. Otoritemi tanımayanın, yasalarla ayağını kırarım' deyin. Sonra Şemdinli'de yaşayan insanlar da biliyor. 2 saat ötede terör kampı var. Bu kampı ve tüm kampları yok edeceksiniz, tarihten sileceksiniz. Halk şaşıracak. Tekrar gidip, Diyarbakır'a, 'Yaralarınızı saracağız. Kaybettiğiniz koyuna, kuzuya kavuşacaksınız' diyeceksiniz. Halk biraz daha şaşıracak. Bu hem terörle mücadele, hem de sosyal devletin gereğidir. Dışarıdan tonlarca et ithal edileceğine, bu sistemi geliştir. Hem de en iyi ekonomik tedbir olur. Tekrar gidin Diyarbakır'a, yine 'ben devletim ' deyin. Bu sefer sana halk 'Eğer devletsen, Avrupa'da, terör cirit atıyor. Finansal destek sağlanıyor. Avrupa her türlü desteği veriyor. Buralardaki terörü, kaynağını ve her türlü uzantısını önleyin' diyecek. Sende diplomasini işleteceksin. Yayın organlarını kapattırıp, finans kaynaklarını, hesaplarını donduracaksın. Örgütün yöneticilerini ve üst düzey insanlarını da isteyeceksin. Onlar vermezse, siz gidin, alın. Sonra tekrar gelin Diyarbakır'a, devlet olduğunuzu yineleyin. Bu kez de, "Göçler var. Bu sorunu çözün' diyecekler. Bu göçlerin yarısı PKK, yarısı da mafyanın eline geçmiş. İstanbul'daki eylemleri kimler yapıyor zannediyorsunuz. Bu insanların sorunlarını çözeceksiniz. Her şeyi sorun ama çözeceksiniz. Böylece PKK'nın elindeki halk tabanını da ele geçirmiş olursunuz."
Çözümün son aşamasında ise Doğudaki toprakların, bölge insanına dağıtmasını isteyen Sarızeybek, toprakların işlenmesi halinde ise birlik ve beraberliğin sağlanacağını, hem de bölgede barış ve kardeşliği sağlayacağını iddia etti.
Beşinci aşama olarak ta iç turizmi canlandırmak sureti ile kültürlerin kaynaşması sağlanmalıdır dedi
Konferans sonrası ayakta alkışlanan Sarızeybek'e Türk Sağlık Sen Çorum Şube Başkanı Fatih Gök tarafından Kamu Sen adına plaket verildi. Sarızeybek, konferans sonunda ise kitaplarını imzaladı
Proğram sonrasında yerel televizyon kuruluşu ÇRT yi de ziyaret eden sarızeybek buradada önemli açıklamalar yaptı.
Sarızeybek konferansı aynı günün akşamında Osmancık ilçemizde de tekrar edildi.Oldukça yoğun izleyici bir katılımın gözlendiği konferansta Erdal sarızeybek ülkemizin başına bela olan terör musibetini tüm yönleri ile Osmancıklı lara da anlattı.Proğram sonunda isteklilerin kitaplarını imzalayan Sarızeybek Pazar günü ilimizden ayrıldı.
Konferans ve Çrt ziyareti ile ilgili ÇRT de yayınlan içerikler.